Prof. Dr. Nafiz Maden Mavi Vatan Yasası’nın Stratejik Önemini Değerlendirdi

Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte, Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden önemli açıklamalarda bulundu. Gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu belirten Prof. Dr. Nafiz Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına..

Prof. Dr. Nafiz Maden Mavi Vatan Yasası’nın Stratejik Önemini Değerlendirdi
Yazar : Tarih : Okunma : 4 okunma Yorum Yap

Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte, Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden önemli açıklamalarda bulundu.

Gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu belirten Prof. Dr. Nafiz Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Nafiz Maden, “Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı’ndan sonra Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınması önemli olmuştur. Ancak bu yasanın 2026’da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek “Bahriye Nezareti” yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir. Bu nedenle Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önem taşımaktadır. Mavi Vatan’daki egemenlik haklarımızın uluslararası hukuka uygun şekilde kayıt altına alınması da oldukça önemlidir. 1974’ten itibaren Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yaşanan 6 mil-12 mil karasuları sorunu bizi çok fazla yormaktadır. Bu durum uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kaybolmasına neden olmuştur” dedi.

Sevilla Haritası Tehlikesine Karşı En Büyük Duruş

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ‘Yunanistan’ın egemenlik hakları mevzu bahis olduğunda onların yanında yer alacağız’ sözünün manidar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nafiz Maden, buradaki asıl konunun Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındıkları tavır olduğunu dile getirdi. Doğu Akdeniz’de Meis Adası nedeniyle Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne Sevilla Haritası’yla mahkûm edilmesine karşı en büyük duruşun Mavi Vatan doktrini ve Mavi Vatan Yasası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nafiz Maden, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında ortaya atılan Mavi Vatan doktrini ile Türkiye’nin çevre denizlerindeki haklarının ortaya konduğunu hatırlattı. Bugün de bunun sonucu olarak Mavi Vatan Yasası’nın gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Nafiz Maden, “Bu yasayla deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak, egemenliği devredilmemiş adalarımız ismen zikredilecektir. Ayrıca yasa, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bunlara destek veren Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş olacaktır” diye konuştu.

“Libya Anlaşmasının Lağvedilmesi İçin Girişimlerde Bulunulmaktadır”

2000’li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’deki enerji varlığının büyük devletlerin ilgisini artırdığını kaydeden Prof. Dr. Nafiz Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan, İsrail ve Mısır’la yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmalarının deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkardığını aktardı. Türkiye’nin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yaptığını belirten Prof. Dr. Nafiz Maden, “İsrail doğal gazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan EastMed projesinin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçmesi nedeniyle Libya anlaşmasının lağvedilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır. Biz Ege ve Adalar Denizi’ni Anadolu’nun doğal uzantısı olarak görüyoruz. Yunanistan’ın adaları silahlandırması da uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası da bu süreçte önemli hale gelmiştir. Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarımızı daha net görecek ve Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileriyle sahada güçlü bir varlık ortaya koyduğuna, kendi sondaj filosuyla faaliyetlerini bağımsız yürüttüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Nafiz Maden; Karadeniz’deki enerji çalışmaları, Somali açıklarındaki arama faaliyetleri ve üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi, jeofiziği ve uluslararası deniz hukuku alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.