Tarımda Fiyat Değil Güven Krizi Var

İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı hemşehrimiz Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye’nin tarım sektöründeki mevcut durumu değerlendiren açıklamalarda bulundu. Üreticinin toprağından kopmaması için öngörülebilir ve güvenilir bir fiyat politikasının şart olduğunu vurgulayan Ulutaş, devletin açıkladığı alım fiyatlarının sadece bir rakam değil, üreticiye verilmiş bir söz olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Zafer Ulutaş, “Çiftçiye bir fiyat açıklıyorsunuz…

Tarımda Fiyat Değil Güven Krizi Var
Yazar : Tarih : Okunma : 12 okunma Yorum Yap

İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı hemşehrimiz Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye’nin tarım sektöründeki mevcut durumu değerlendiren açıklamalarda bulundu.

Üreticinin toprağından kopmaması için öngörülebilir ve güvenilir bir fiyat politikasının şart olduğunu vurgulayan Ulutaş, devletin açıkladığı alım fiyatlarının sadece bir rakam değil, üreticiye verilmiş bir söz olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Zafer Ulutaş, “Çiftçiye bir fiyat açıklıyorsunuz. Ancak bu fiyat piyasada karşılık bulmuyor ve üreticiyi korumak yerine piyasa fiyatlarının daha da aşağı çekilmesine yol açıyorsa, burada yalnızca bir fiyatlama sorunu yoktur. Burada bir güven sorunu vardır” değerlendirmesinde bulundu.

TMO ALIM FİYATLARI PİYASAYI AŞAĞI BASTIRDI

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan Hububat fiyatlarının açıklanma öncesindeki piyasa koşullarıyla çeliştiğini belirten Prof. Dr. Zafer Ulutaş, ekmeklik ve makarnalık buğdayda açıklama öncesi 15,10–15,70 lira bandında olan piyasa fiyatına karşılık TMO’nun ortalama 16,50 lira alım fiyatı belirlediğini anımsattı. Arpa piyasasında ise tablonun daha vahim olduğunu ifade eden Ulutaş, “Açıklama öncesinde yaklaşık 14,50 lira seviyesinde olan piyasa fiyatına karşılık TMO’nun açıkladığı fiyat 12,75 lira oldu. Mayıs ayında 16 liranın üzerine çıkan arpa fiyatları, açıklamanın ardından piyasada 11 liranın altına geriledi. Devletin piyasayı düzenlemek amacıyla açıkladığı fiyat, piyasayı yukarı çekmek yerine aşağı yönlü bir baskı oluşturdu” dedi.

FINDIK VE KURU ÜZÜMDE ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLDİ

Sorunun sadece buğday ve arpayla sınırlı kalmadığını, ihraç ürünlerinden fındık ve kuru üzümde de benzer bir tablonun yaşandığını kaydeden Prof. Dr. Zafer Ulutaş, TMO’nun yüzde 50 randıman fındık için belirlediği 245–255 TL/kg alım fiyatına rağmen serbest piyasada fiyatların düştüğünü hatırlattı. Eylül ayı itibarıyla serbest piyasa fiyatlarının Giresun’da 205 lira, Ordu’da 180 lira, Trabzon’da ise 180-190 lira seviyesinde seyrettiğini aktaran Ulutaş, TMO’nun açıkladığı fiyatla serbest piyasa arasında 45 ile 75 lira arasında makas oluştuğuna dikkati çekti. Kuru üzümde ise 150 lira beklentiye karşın 100 TL alım fiyatı açıklanmasının müdahalenin yetersizliğini gösterdiğini vurguladı.

“ARADAKİ FARKI ÇİFTÇİ ÖDÜYOR”

Çiftçinin mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik maliyetlerini üretimden önce yüksek fiyatlarla karşıladığını bildiren Prof. Dr. Zafer Ulutaş, ödemelerin gecikmesi ve yüksek enflasyon nedeniyle üreticinin pazarlık gücünün kalmadığını belirtti. Ürünü paraya çevirmek zorunda kalan üreticinin fiyat kabul eden tarafa dönüştüğünü söyleyen Ulutaş, “Bu farkı da ne yazık ki çiftçi ödüyor” ifadesini kullandı.

İYİ TARIM POLİTİKASI İÇİN 3 TEMEL İLKE

Türkiye’nin her hasat döneminde aynı fiyat tartışmalarını yaşamaktan kurtulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Zafer Ulutaş, çözüm için İYİ tarım politikasının dayandığı 3 temel ilkeyi şu şekilde sıraladı:

1.    Maliyet ve makul kâr esaslı fiyat: Ürün fiyatı ekimden önce, gerçek maliyetler ve üreticinin makul kârı hesaplanarak duyurulmalıdır.

2.    Kotasız devlet alım garantisi: TMO, açıklanan fiyat üzerinden ürünü kotasız ve bürokratik engel çıkarmadan alma güvencesi vermelidir.

3.    Peşin ve zamanında ödeme: Üretici borcundan dolayı tüccara el açmamalı, ödemeler geciktirilmeden peşin yapılmalıdır.

Çiftçinin alın terinin piyasaya terk edilmemesi gerektiğini belirten Ulutaş, “Çiftçi üretmezse Türkiye kazanamaz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.